Özel Güvenlik Hakkında Genel Bilgi

Özel Güvenlik Hakkında Genel Bilgi

Güvenlik, huzur, refah ve güven duygusunun hissedilmesi ile tehdit ve risklere karşı koruma, koruyabilme yeteneği ve kapasitesidir.

Özel Güvenlik

          Bilindiği gibi özel güvenlik hizmetlerine ilk olarak 1800'lü yılların başında Amerika’da soyguna ve yağmaya uğrayan posta arabalarını korumak için başlanılmasının ardından özel güvenlik zamanla büyük ve hızlı bir gelişme göstermiş ve devasa bir sektöre dönüşmüştür. Özel güvenlik sektörü özellikle 1950'li yıllardan itibaren hemen, hemen bütün ülkelerde var olup, gelişmeye başlamış ve yaygınlaşmıştır. Günümüzde de özel güvenlik sektörü ülkemizde ve tüm dünyada hızla büyümeye devam etmektedir.

            Ülkemizde Özel güvenlik hizmetleri 5188 sayılı kanuna göre yürütülmektedir. Ancak 5188 sayılı kanun birçok yönüyle eksiktir. Gereksinimlere cevap verememektedir. Özel güvenlik görevlilerinin maddi ve manevi hakları, eğitimleri ile çalışma koşullarını koruyucu bir kanun niteliği olmadığından özel güvenliği meslek edinmiş profesyonellerini de türlü sorunla baş başa bırakmaktadır. Söz konusu Kanun kapsamında şirketler, kamu kurum veya özel kuruluşlar, özel güvenlik şirketlerinden hizmet satın alıp, özel güvenlik görevlisini istihdam ederek çalıştırmaktadırlar. Özel güvenlik ve koruma sektöründe çalışan özel güvenlik görevlileri yürürlükte olan kanuna göre valinin izni ile çalışmaktadır. Özel güvenlik personeli, çok çeşitli alanların korunmasında ve güvenliğinin sağlanmasında görev alırlar.

           5188 sayılı Kanuna göre çalışma usul ve şartları belirlenmiş olan güvenlik sektörünün vaz geçilmez unsurlarına da özel güvenlik görevlisi denilmektedir. Geleneksel yaklaşımda aklımıza ilk gelen şey üzerinde üniforması ve çeşitli güvenlik teçhizatı olan kapıda bekleyen bir görevlidir. Ancak, günümüz dünyasında artık güvenlik beklentisi ve güvenlik mesleği de değişmeye başlamıştır. Özel Güvenlik sektörel anlamda da uzmanlaşmaya çeşitli gruplara ayrılmaya başlamıştır. Bunlar fiziki güvenlik, elektronik güvenlik, bilgi güvenliği, siber güvenlik, uzaktan kamera ile izleme merkezleri, baz istasyonlarından izleme, uydudan izleme ve daha bir çok teknolojik güvenlik sistemleri de gelişmeye devam etmektedir. Ancak bilim ve teknoloji ne kadar gelişirse gelişsin ister kamu olsun, isterse özel işletmeler için hala en değerli unsur çalışanlardır. Yani öncelik hala insanlardadır. Ta ki robotlar güvenlik sektöründe çalışmaya başlayana kadar, şimdilik bilinen en iyi güvenlik çalışanı insanlardır. Bu nedenle işverenler de çalışanlarının bedensel ve ruhsal bütünlüklerine zarar verebilecek riskler ile olası tehlikelere karşı korunmalarını sağlayabilmek maksadıyla, iş sağlığı ve güvenliğine ilişkin prosedürler ve genel politikaların yanı sıra saha denetimlerini artırıp, iş yeri genelinde oluşabilecek iş sağlığı ve güvenliğine dair sorunların neler olduğunu belirleyip, tanımlamalı, kaza oranını en aza indirebilmek için kaza yaşanmadan önce koruyucu ve önleyici tedbirleri almalı ve olası riskleri bertaraf edebilmelidir. Böylece yaşanacak bir iş kazası sonucunda personelin fiziki, ruhsal ve bedensel açıdan yaşayabileceği sorunlar hem de maliyetler engellenecektir.

          Ülkemizde özel güvenlik artık her alanda faaliyet göstermektedir. Örneğin, Park ve bahçelerde, caddelerde, yollarda, okullarda, AVM'lerde, fabrikalarda, barajlarda, hastanelerde, kamusal alanlarda ve daha birçok sayamadığımız alanda görev yapmaktadırlar. Özel güvenliğin görevleri arasında değerli eşya taşınması başta olmak üzere patlayıcı madde ve para nakli vb. görevler gelmektedir. Artık öyle ki kritik tesisler, hava alanları, metro istasyonları, demir yollarında, kısacası her yerde genel kolluğa yardımcı olmak için kamu düzenini ve toplumun güvenliğini özel güvenlik sağlamaktadır. Özel güvenlik görevlilerinin işi sadece güvenlik olmayıp, doğal afetlerde ve meydana gelebilecek yangın, deprem, sel gibi tabii afetlerde de arama kurtarma çalışmalarında kendilerini sakınmadan en önde görevlerini yaparlar.

           Dünyada ve ülkemizde özel güvenlik sektörü giderek büyümektedir. Güvenlik mesleği günümüzde endüstrileşmiş büyük bir sektöre dönüşmüştür. Dolayısıyla da bu sektörden de birçok insan ekmeğini kazanmakta, meslek olgusuyla çalışmaya devam etmektedir. Günümüz dünyasında güvenlik sektörü gelişen, sanayileşen, Güvenlik mühendisliği hizmeti sunan bir sektördür. Özel güvenlik çalışanlarının sayısı bir hayli artmıştır. Özel Güvenlik sektörü dünyada neredeyse 300 milyon çalışanı olan bir sektördür. Tüm dünyada da yaklaşık 100 milyar dolarlık bir pazar hacmine Sahiptir. Sektörün ekonomik olarak büyüklüğü ve istihdam olanağı gittikçe artmaktadır. Örneğin Avrupa Birliği ülkelerinde özel güvenlik çalışanlarının sayısı 2 milyonu bulmaktadır. Avrupa'da 60.000'e yakın özel güvenlik şirketi vardır. Yine bu şirketlerin yılda 20 milyar euro'luk gelir elde eden çok büyük bir hizmet sektörü olduğu da bilinmektedir.

            Ülkemizde de özel güvenlik sektörünün yaklaşık olarak 500 milyon dolarlık bir pazara sahip olduğu verileri bulunmaktadır. Özel güvenlik şirketleri ülkemizde yaklaşık olarak 300 bin kişiye istihdam sağlamaktadır. İçişleri Bakanlığının Özel Güvenlik sektörüne ilişkin açıkladığı rakamlara göre özel güvenlik hakkındaki çarpıcı bir tablo ortaya çıkmıştır. Hali hazırda özel güvenlik mesleğinin mensuplarının sayısı, 260 bin mensubu olan Emniyet Genel Müdürlüğü'nü dahi geride bıraktığı basına yansımıştır. Ülkemizde özel güvenlik eğitimi ve denetimi Emniyet Genel Müdürlüğünün kontrolündedir. Özel güvenlik eğitimi silahlı çalışmaya olanak veren eğitim (Silahlı Sertifika eğitimi) 120 saattir. (En az Lise mezunlarına verilmektedir.) 90 saatlik silahsız eğitimde en az Ortaokul Mezunlarına yönelik olarak, Türk vatandaşı olan adaylara verilmektedir. Özel güvenlik ile ilgili Avrupa Birliği uyum yasaları çerçevesinde belirtilmiş zorunlu standart bir eğitim takvimi bulunmamaktadır.

Özel güvenliğe dair başlıca sorunlar  

             Özel güvenlik görevlileri, koruma ve güvenlik hizmetlerinde çalışırken oluşabilecek tüm tehlikeleri göz ardı ederek asgari ücretle ailelerini geçindirebilmek için özveriyle ve ağır şartlarda çalışmaktadır. Özel güvenlik görevlileri uzun süren çalışma saatleri ile işten çıkarılma korkuları nedeniyle, çalışmaya devam ettikleri mesleklerinden dolayı dikkat bozukluğu vb. gibi birçok sorunlar yaşamaktadırlar. Özel güvenlik görevlilerinin bazıları çalışma koşullarının ağırlığı nedeniyle kişilik bozuklukları, kronik yorgunluk, varis gibi sağlık sorunlarıyla karşı karşıya kalmaktadırlar. Özel güvenlik sektörünün emekçileri görevleri esnasında tanık oldukları bazı olaylar nedeniyle de, görevleri sonrasında tehdit, gasp, yaralanma ve hatta ölümle yüz yüze gelebilmektedirler.      

            Özel güvenlik görevlilerinin hem güvenlik mesleği ile ilgili hem de genel eğitim kapsamında yetersizlikleri bulunmaktadır. Terör sorunu ülkemiz de başta olmak üzere tüm dünyanın en önemli sorunudur. Ancak terör konusunda uzmanlaşmış özel güvenlikçi yok denecek kadar azdır. Terör olayları Genel kolluk başta olmak üzere tüm güvenlik sektörünün önlem alması gereken önemli bir sorundur. Terör, nerede, ne zaman, kim tarafından, hangi zamanda yapılacağı belli olmayan sansasyonel tarzda tüm dünyanın dikkatini çeken olağanüstü önlemler almayı gerektirecek kadar önemli bir sorun olmasına karşın bu alanda yetişmiş, uzmanlaşmış özel güvenlikçiler maalesef yoktur. Bu nedenle bir terör saldırısının ardından özel güvenlik personeli nasıl davranması gerektiğini bilmeden, korkak bir psikoloji ile görevini ifa etmeye çalışmaktadır. Terör konusunda özel güvenlik olarak başarılı olunamadığı gibi, güvenlik sistemleri ile yapılan kontrollerde de güvenlik personeli neden insanların çantasını, aracını, üstünü kontrol ettiğini bilmeden doğaçlama çalışmaktadır. Bu durum da güvenliğe ihtiyacı olan insanların daha çok korku ve panik yapmasına sebep olup, gerginliğin artmasına neden olmaktadır. Oysaki özel güvenlik mesleğini icra eden personelin eğitilmesi ile daha yararlı hizmet sunulması sağlanacaktır. Aynı şekilde yaşanan herhangi bir hırsızlık olayında da güvenlik personeli ne yapacağını bilememektedir. Özel güvenlik görevlilerine 5188 sayılı yasa gereği özel bir kursa giderek, 3 aylık zaman dilimine sığdırılmış yarım yamalak bir eğitim yerine bir Üniversitede akademik anlamda, hukuk, psikoloji, halkla ilişkiler vb alanlarında eğitim verilmeli, uzmanlaştırılmalıdır. Kanunda özel güvenlik görevlisi güvenlik işinden başka bir işte çalıştırılamaz demektedir. Ancak bu madde havada kalmaktadır. Güvenlik görevlisi güvenlik dışında her işi yapmakla birlikte sadece algısal ve görsel güvenlik faaliyeti uygulamaktadır. Sadece görünürde araç kontrol noktaları oluşturulmuştur. Bunun ispatı için çok fazla uğraşmaya gerek yoktur. Bir güvenlik noktasında güvenlikten anlamayan sade bir vatandaş bile, bu noktada çalışan güvenlik görevlisini 10 dakika dikkatlice gözlemlese anlayacaktır. Örneğin duyarlı kapı tabir edilen detektör kapılarda görev yapan bir çok görevli neden o kapının önünde durduğunu bilmez sadece müşteri memnuniyeti için, algıda güvenlik gereği orada durur ve lütfen içeri girişlerinizde metallerden arınarak içeri giriniz komutunu verir. O kapıdan içeri giriş yapanlarda genelde güvenliğin önemli olduğunu ve herkes için gerekli olduğunu ya bilmez, yada unutup, işini yapmaya çalışan ve aslında ne yaptığını, ne yetkisi olduğunu yada olmadığını bilmeyen görevliye bağırıp, çalışma azmini kırar ve senin maaşını ben veriyorum sen kimsin ki bana bu şekilde komut veriyorsun ben o kapıdan girmem, senin amirin gelsin çabuk der. Vatandaşın talimatına uyulur güvenliğin amiri gelir. Buyurun efendim sorun nedir? yardımcı olayım der. Çünkü müşteri memnuniyeti çok önemlidir. Personel suçluda, suçsuzda olsa müşteri daima haklıdır. Düşüncesi ile hareket edilir. Oysaki unutulmaması gereken güvenliğin haklı yada haksız müşterisi olmaz. Çünkü güvenlik olmazsa olmazlardandır. O kapıda duran güvenlik görevlisi hukuki olarak üstün olmazsa, psikolojik olarak hazır olmazsa güvenlikte yarım kalır. Yarım kalan güvenlikle, yaşanabilecek bir olayda bir çok masum insan zarar görebilir. Süreç hiç şaşmadan günlerce bu şekilde döngüsel olarak devam eder. Aslında burada eğitimsizlik baştan aşağı bütünleşen ülkemin tamamındadır. Biri memurdur, biri zengindir, biri fakirdir ama değişmez sonuç hep aynıdır. Kimse güvenlikten memnun değildir. İstenen güvenlik midir? Yoksa güvenlik görünümlü ve kimseye bir şey sormayan korkuluklar mıdır? Aslında yasa dışı örgütlerin yaptığı bir kaç patlama olayından sonra Ülkemizin üst düzey kamu çalışanları bile kendini aratmak için kuyruğa girer güvenlik görevlisine kızar neden beni aramıyorsun, neden kişilerin çantasına bakmıyorsun diyerek azarlar, aslında tamamen yapılan yaşanan durumdan ötürü psikolojik bir hareketten öte bir şey değildir. Oysaki herkes bilir, güvenlik görevlisi de bilir. 5188 sayılı yasa asla bir güvenlik görevlisine arama yetkisi vermez, fakat olayların ardından herkes arabasının, üstünün, hatta mümkün olsa evinin dahi aranmasını ister. Yine güvenlik sektöründe denetimsel eksiklikler bulunmakla birlikte yasal sorunlar yaşandığında da hesap verilebilecek mekanizmalar yetersiz kalmaktadır. Özel güvenlik kapsamı geniş bir yelpaze sunmaktadır. Bu nedenle Genel kolluk kuvvetlerinde olduğu gibi branşlaşma olması gerekmektedir. Örneğin her güvenlik personeli adayı branşlaşmalı ve AVM'de, Okulda, Fabrikada, hastanede, kamu kurumunda, havaalanı vb. yerlerde kendi branşında çalışmalı, her ortamın farklı dinamikleri olduğundan personelde buna göre branşlara ayrılmalıdır. Özel güvenlik sektöründe yetki karmaşası bulunmaktadır. Bu nedenle suçlularda özel güvenlik çalışanlarına buna göre davranmaktadır.

            Örneğin bir AVM'de hırsızlık şüphelisinin çantası ve üstü elle arama yapılamadığı için hırsızlık şüphelisi çoğu zaman salı verilmektedir. Oysaki hırsızlık suçunun takibi şikayete bağlı değildir. Özel güvenlik görevlisi tarafından alıkonulup, Polise teslim edilmelidir. Çoğu özel güvenlik işi yapan kurumsal şirket tarafından personelin özlük durumları profesyonelce yapılıp, takip edilmemektedir. Toplumumuzda özel güvenlik algısı olumsuzdur. Örneğin bir hastanede, bir AVM'de yada bir okulda görevli bulunan görevli için bir meslek çalışanı olarak düşünmek yerine iş bulamayınca girilen, mecburen yapılan iş olarak görülmektedir. Oysaki toplum tarafından kabul edilmelidir ki özel güvenlik görevlisi her ne kadar özel bir şirket nam ve hesabına çalışsa da, esas işi güvenliktir. Korumaktır. Kimi? toplumdaki herkesi ayrım yapmadan, koruyucu kişi olarak görülmesi gerekirken bir kurum yada şirketin logosunu taşıyan üniformalı vasıfsız satın alınmış ve satın alınabilecek şahıslar olarak görülmemelidir. Şirketlerin çoğunda kurumsallaşma olmadığı gibi güvenlik görevlisi imajı da oluşmamıştır. Eğitim eksikliği başta olmak üzere, fazla çalışma saatleri, ihalelerde kıyasıya rekabet içinde olan taşeron şirketlerin düşük ücretlendirmelerinin sonucunda kalitesi düşük güvenlik sistemi gelişip var olmaktadır. Bu sistem içinde de her hangi bir şirketten kovulan bir çalışan diğer bir şirkette anında iş bulmaktadır. Bu durumun önüne geçecek entegre bir sistemde yoktur. Oluşturulmamıştır. Özel güvenlik sektörünün daha iyi ve daha nitelikli olması için 5188 sayılı yasada yapılacak değişiklikle Genel kolluğun entegre yapısı içinde yer bulan, hiyerarşik bir düzeni bulunan iç ve dış denetime bağlı ve profesyonel personellerin çalışmak istediği, akademik anlamda yetiştirilmiş, Özel güvenlik mesleğini icra eden görevliler ve şirketler olmalıdır.

      Özel Güvenlik Sektörünün ileriki dönemlerdeki ihtiyaçlarına dair neler olabileceği düşünüldüğünde, mevcut durumda olduğu gibi kalifiye personel bulmakta zorlanılabileceği, mevcut yasalara göre “temel eğitim” Ortaokul mezunları özel güvenlik olabilmek için aranan en önemli şartı yerine getirmiş olmaktadırlar. Ancak bundan önceki dönemlerde olduğu gibi gelecekte de iyi hazırlanmış sektörün sorunlarına tamamıyla el atan, ticari kaygıdan uzak güvenlik odaklı bir hukuki düzenleme olmaz ise sektör kalifiye işçi bulmakta bir hayli zorlanacaktır. Düşünün ki bu günki özel güvenlik kanunu genel kolluk kuvvetleri kullanıyor.

            Genel kolluk kuvvetleri kendilerinden bekleneni bu zavallı kanunla nasıl yerine getirebilirdi. Özel güvenlik sektöründe kanunsal yetersizlikler, ticari kaygılardan dolayı ve şirketler arasında oluşan kıyasıya rekabetten ötürü neredeyse sıfır karla alınan ihaleler hem sektördeki işletmeleri, hem de sektörde çalışan özel güvenlik görevlilerini mağdur etmektedir.

            Avrupa'da özel güvenlik sektöründe şirketler yıllık olarak 20 milyar euro civarında bir ciro ya ulaşan karlar elde etmekte olduğu açıklanan verilerle ispatlıdır. Türkiye’de ise istihdam edilen özel güvenlik elemanı sayısının artışına rağmen Avrupa’daki emsal şirketler ile karşılaştırıldığında oluşan ciro miktarının hayli gerisinde olması ülkemizde uygulanan düşük ücret politikasının bir sonucu olduğunu açıkça göstermektedir.

            Ülkemizdeki düşük ücretler nedeniyle yapılan hizmetin kalitesi de bir hayli aşağılarda seyretmektedir. Şirketler kaliteli hizmeti ucuza almak istemektedir. Örneğin bir araç almak istesek iyi bir marka 4x4 model araç satın alırız. Bu aracı almak istememizdeki en önemli neden kaliteli olmasındandır. Kimse asla böyle bir aracı alırlarken kaliteyi ucuza alamaz. Çünkü iyi ve kaliteli bir malzeme ucuza alınamaz. Atalarımız ne demiş? "Ucuz etin yahnisi olmaz" e peki ucuz işçiliğin kalitelisi olur mu hiç? hele, hele de güvenliğin ucuzu olmaz. Olmamalıda.

Özel Güvenliğin biran önce çözümlenmesi gereken sorunlar ise;

-            Ekonomik açıdan zor durumda olan firmaların adına vergi ve SSK borçlarının takside bağlanması ya da ileri bir tarihe ertelenmesine olanak sağlanması.

-           Kamu İhale Kurumu Kanunu esasları doğrultusunda yapılan özel güvenlik hizmeti alımı ihalelerinde % 5’lik teşvik tutarı kamu ile iş yapan firmaların hak edişlerinden kesilmemesinin sağlanması,

 -           Özel güvenlik personeli için yaptırılan mali mesuliyet sigortasının işverene maliyetinin düşürülmesinin sağlanması,

-            Kalifiye işlerde vasıf farkı uygulamasının Sağlık Bakanlığına bağlı kurumlarda da uygulanması,

 -          Sağlık Bakanlığı’nca yayınlanan Genelgeler ile Kamu İhale Kanunu arasındaki çelişkiler nedeniyle yaşanan sorunların ortadan kalkması için Sağlık Bakanlığı’nın hizmet alımlarında belirlediği kâr miktarının Kamu İhale Kanunu’na uygun olarak yapılmasına yönelik girişimlerde bulunulması,

 -          İhaleyi veren kuruma; hizmet kalitesinin artırılması açısından daha önce hizmet satın almış oluğu firmayı fiyatı düşük verdiğinden dolayı tercih etme hakkı verilmesine yönelik istekte bulunulmasından dolayı, işverenlerin tarafındaki kıdem tazminatı kesintisinin yüzde 8’den yüzde 1'e düşürülmesinin, kıdem tazminatının asgari işçilik maliyeti içerisinde yer almasının sağlanması gerekmektedir.

Özel Güvenlik Görevlilerinin Çalışma Koşulları ve Sorunları

Kamu kurum ve kuruluşlarında ve özel sektörde güvenliği sağlamak amacıyla işe alınan özel güvenlik görevlileri;

            Özel güvenlik sektöründeki çalışma şartlarının ağırlığı, kurumsal olan bir kaç şirket dışında asgari ücretle günlük 12 saat çalıştırılmaları, işveren tarafından kıdem ve ihbar tazminatlarını ödememek için istifaya zorlanmaları, yaş nedeniyle iş başvurularının geri çevrilmesi (Özel güvenlik mesleğini benimsemiş çalışanlar bu işi yaparken işten çıkarılmaları halinde yönetici değillerse 40 yaşını aştıktan sonra işe kabul edilmemektedir. Bu durumda çalışan personel için işsiz kalma korkusu ve psikolojik baskı ve kaygılara neden olmaktadır.), maaşlarının parçalanarak ödenmesi, Güvenlik ve koruma hizmeti dışında çalıştırılmaları, Bayram ve resmi tatil ücretlerinin eksik ödenmesi, Sendikalaşmanın önünün tıkanması, Sosyal güvencelerinin olmaması, fiili hizmet zamlarının olmaması gibi nedenlerle büyük zorluklar yaşamaktadırlar. Kamu kurum ve kuruluşları ile özel sektör firmalarında güvenliği sağlamak amacıyla istihdam edilen özel güvenlik görevlileri, sektörde çalışma koşullarının ağırlığı, düşük ücret ve mali haklara sahip olmaları ile sosyal güvencelerinin olmaması gibi nedenlerle büyük zorluklar yaşamaktadır. Bu durum kamu kurum ve kuruluşlarında ve özel sektörde güvenlik hizmetleri alanında yoğun bir emek sömürüsü yaşanmasına neden olmaktadır. Genel de hakim olan ücret Asgari ücret olmaktadır. İş sözleşmesi imzalanırken imzalatılan ibraname ile 12 saat çalışmaya zorlanmakta, bu koşulları kabul edersen iş senindir denilmektedir. İşe ihtiyacı olan bir insan bu ibranameyi asla geri çeviremediğinden mecburen kabul edip, imzalamaktadır. Çoğu zaman 4857 sayılı İş Kanunun şartlarına uygun davranılmayıp, Özel Güvenlik Görevlileri SGK primleri de asgari ücret ağırlıklı ödendiğinden ileri yaşlarda emekli olmaları halinde düşük emekli aylıkları ile karşı karşıya kalmaktadır. Taşeron şirketlerin yaptıkları dişe diş mücadeleleri nedeniyle düşük bir ücretle güvenlik hizmeti işini aldıklarından sosyal haklar denilen yol, yemek paraları da ödenmeyip, işçinin sırtına bırakılmaktadır. Bu ve benzeri nedenlerden dolayı 5188 sayılı yasada acil olarak yeni bir düzenlemeye ihtiyaç vardır.

6331 Sayılı Kanuna Dair Sorunlar

 Her gün en az bir kez geçtiğimiz ve aslında pek farkında olmadığımız güvenlik noktaları; bina girişlerinde, kapılara oldukça yakın yerlerde x-ray cihazları bulunmaktadır. Güvenlik görevlilerinin hemen yanında durduğu, çanta vs. eşyamızın içinden geçirildiği x-ray cihazlarının üzerinde ‘’dikkat radyasyon yayar’’ ibaresi bulunmaktadır. Araştırmalara göre; gün içinde birden fazla geçildiğinde, radyasyon eşyalarımız da ve özellikle gıda maddelerinde birikmektedir. Ayrıca x-ray cihazının hemen yanında çalışan güvenlik görevlisi de düşük doz radyasyonun uzun süreli etkilerine maruz kalmaktadır. Uzun çalışma saatleri ve işten çıkarılma korkusuyla yapılan fazla mesailer nedeniyle dikkat bozuklukları yaşanmakta, asosyal kişilik bozuklukları, kronik yorgunluk ile açık havada veya kapı girişlerinde çalıştıkları için sürekli sağlık sorunlarıyla karşı karşıya kalmaktadırlar.

         Özel güvenlik görevleri, taşeron firmaların merkezi yönetimi dışında, alan personeli tabir edilen yani esas işi yapan personel (Mavi Yaka), görevleri esnasında yaşadıkları, tanık oldukları sorunlarının başında çalıştıkları bölgelerde yaşanan kavga olayları gelmektedir. Örneğin bir AVM'de müşteri ve mağaza çalışanları yada müşterilerin diğer bir müşteri arasında çıkan bir kavgada, özel güvenlik görevlisi kavgaya neden olan unsurları ortadan kaldırıp, sosyal barışı sağlayacak kişi olması gerekirken bizzat kavganın başlamasına neden olan taraf da olabilir. Özel güvenlik görevlisi yaşanabilecek olası bir kavgayı önlemek için, topluluk psikolojisi, olaya neden olan etki oranında, bir güvenlik algısı yaklaşımı gereği kişileri üzmeden bir balyoz görünümünde sert ancak pamuk kadarda yumuşak bir tepki verebilmelidir. Kesinlikle olayları kişiselleştirmeden çözmeleri, barışı ve huzuru sağlamaları, ferah ve günlük yaşam içinde olması gereken ortamı geri getirmeleri gerekmektedir. Bu ve benzeri olaylarda yaşanan sorunlar özel güvenlik personelinin olduğu kadar Alan da çalışan güvenlik yöneticilerinin de en önemli sorunlarında biridir. Özel güvenlik görevlileri görevlerini yaptıkları esnada ortamı kırıp dökmeden, yapıcı ve toparlayıcı olmaları gerekmektedir. Bu ve benzeri sorunların üstesinden gelebilmek için özel güvenlik görevlilerine bazı dönemlerde uzmanlarca periyodik konferanslarla eğitimler verilmesi sağlanmalıdır. Ancak bazen de özel güvenlik görevlisi bu ve benzeri olaylar nedeniyle, bazen mesai saatinde bazen de görev bitiminde üniformasını çıkartıp evine giderken kendini koruyacağı hiçbir silahı olmadığı için görevi nedeniyle uyardığı şahıslardan bazıları konuyu kişiselleştirip Özel güvenlik görevlilerini tehdit, darp, gasp etmekte, bazen de daha ileri giderek yaralama gibi eylemlerle ve hatta kendisinin ya da aile bireylerinin ölümüne bile neden olabilmektedir. İlgili kanun gereği devlet ve işverenler çeşitli tedbirler almak zorundadır.

İş Sağlığı Ve Güvenliği Nedir?

İş yerindeki fiziki çevre şartları ile çalışma ortamı gibi sebeplerden ötürü işçilerin karşılaşabilecekleri sağlık sorunları ve mesleki sorunlarını en aza indirilmesi veya ortadan kaldırılması için analizler ve çalışmalar yapılmasına İş Sağlığı ve Güvenliği denir. İş sağlığı ve iş güvenliğinin tam olarak sağlanabilmesi için iş ortamında oluşabilecek tehlikelerin, sağlığa zararlı olabilecek şartların risk, tehlike ve analizleri yapılıp, ortadan kaldırılmaları gerekmektedir. İş güvenliğinin sağlanması için alınan tedbirlerle hem işçi, hem işletme, hem de iş veren korunmuş olacaktır.

İş sağlığı ve Güvenliğinin temelini; işverenlerin iş kazalarından ve meslek hastalıklardan işçilerini korunmak için gerekli önlemlerini almaları ile işçilerini bu konuda bilgilendirmeleri gelmektedir. İş sağlığı ve güvenliği ve 4857 sayılı iş kanunun yasal temellerine dayandırılmıştır. Bu yasada iş sağlığı ve güvenliği hususunda işverenlerin ve işçilerin yükümlülüklerinin, hangi durumlarda iş yerine gerekli cezai yaptırımın uygulanabileceği ile iş sağlığı ve güvenliğinin kanunda belirtildiği şekliyle iş yerlerinde uygulanması gibi maddeler yer almaktadır. Özel güvenlik mesleğine dair başlıca koruyucu düzenlemeleri olan ülkelerin başında Hollanda, Belçika ve İspanya gelmektedir. Ülkemizde de benzer düzenlemeler yavaşta olsa oluşmaktadır.

 Özel güvenlik istihdamı oluşturan şirketler için iş sağlığı ve güvenliği son derece önemlidir. Fakat iş sağlığı ve güvenliği uygulamaları bu denli önemliyken şirketlerin sadece kanunsal bir zorunluluktan dolayı iş sağlığı güvenliğine yönelik önlemler ile eğitim ve denetim uygulamaları göze çarpıcıdır. Söz konusu şirketler özellikle iş sağlığı ve güvenliğine dair politikalar başta olmak üzere, İş güvenliği hukuku, ergonomi, acil durum, yangına müdahale, her nevi olaylara müdahale konularına ilişkin hukuki prosedürler vb. konularda personeli iyi yetiştirmeli, iş kazalarını önlemek ve meslek hastalıklarını asgariye indirmek için bilgilendirilmelidir. Meslek hastalıkları ile mücadelede başta şirketler öncülük etmelidir. Çünkü çoğunluğu Ortaokul mezunu olan ve genel olarak özel güvenlik mesleğini sadece sigortasını işlettirebileceği bir iş olarak gören ve özel güvenlik mesleğinin vardiyalı çalışma düzeninden ötürü, asıl işini yapan ve boş zamanlarında güvenlik olarak çalışan meslek mensupları iş güvenliğine pek önem vermeyebilirler. Örneğin araç altı kontrolü yapan bir özel güvenlik görevlisinin çalıştığı bölgenin bir araç kontrol noktası olduğu her haliyle belli olmalıdır. Araç kontrol noktasında elinde uzun bir çubuğu olan ve aracın altını kontrol etmek isteyen bir özel güvenlik görevlisini herhangi bir vatandaş ciddiye almayabilir. Hatta buna yetkisi olmadığını düşünebilir. Yine aracının bagajını açıp, gözüyle kontrol eden bir özel güvenlik görevlisini ciddiye almayabilir. Oysaki işverenler araç kontrol noktasını çağın teknolojik sistemlerini kullanarak basitçe ışıklı bir sistemle o bölgenin bir araç kontrol noktası olduğunu belirten levhalar yapıp, yine aynı yerde kırmızı uyarıcı ışık tasarım edip, aracınızı durdurup, görevlinin aracınızı kontrol etmesine yardımcı olunuz, şeklinde bir yazı ve işin bitiminde yeşil bir yazıyla güvenliğiniz için yardımlarınızdan dolayı teşekkür ederim ibaresi olsa daha iyi olurdu. Ancak personel bu bölgelerde görevini icra ederken genelde araçlar durmadığından ya da araç sürücüleri beklemediği için ayakları teker altında kalmakta yada personelin kendisi zarar görebilmektedir. Bu nedenle araç altı kontrol noktalarındaki görevliye çelik burunlu ayakkabılar ve uyarıcı ikaz işaretleri verilmelidir. Uyarıcı işaretler görevlinin elinde olmamalıdır. Ayrıca 5188 sayılı yasada kontrol noktalarında duran görevlinin dur ikazı ve talimatına uymayan sürücü ve yayaların cezalandırılacağı açıkça belirtilmiş olsa hem iş açısından hem de iş güvenliği yönünden personel rahatlamış olacaktır. 5188 Sayılı yasada İş güvenliğine yönelik çalışmalar yapılmalıdır. Yene bu çalışmalara personelinde katılması için çeşitli yarışmalar düzenlenmeli, ayrıca personel iş sağlığı ve güvenliği kurallarına uyduğu için primle desteklemeli ki, çalışmalara personelde katılsın. Öncelikle çalışılan ortamların nitelik ve güvenlik bakımından sağlıklı ve emniyetli olması sağlanmalıdır. Huzurlu bir ortamda çalışılması için iş güvenliği hem şirketler hem de çalışanlar tarafından önemsenmelidir.

Güvenlik sektörü kurumsal bir kimliğe sahip olmalıdır. Şirketler İş güvenliğine dair her türlü teknik altyapısını oluşturarak Özel güvenlik hizmetini sunduğu yerde hızlı ve güler yüzlü hizmet verebilmelidir. İç ve dış alanlarda görev yapan güvenlik personeli fark edilebilir olmalıdır. Devriye hizmeti yapan personelin teçhizatı, kılık kıyafeti güvenlik personelinin de güvenliğini sağlamalı ve güven verici olmalıdır. Çünkü güvenlik sıradan, olağan bir şey değildir. Önemlidir. En ufak hatada insanlar zarar görebilir.

Saygılarımla

Ali Aşılı

Related Articles