Özel Güvenlik Sektörünün Ülkemizdeki Genel Durumu

Özel Güvenlik Sektörünün Ülkemizdeki Genel Durumu

Ülkemizde özel güvenlik istihdam yaratan ve gelişmeye devam eden, büyük bir sektördür.

Ülkemizde özel güvenlik hizmet sektörü istihdam açısından Avrupa’da ikinci sırada yer almaktadır. Ancak bu sektörün profesyonelleri Avrupalı meslektaşlarının çok, çok altında bir ücretle çalıştırılmaktadır. Bu durumda özel güvenlik sektörünün kaliteli, vasıflı eleman kazanımı ve geleceği açısından ümit verici değildir. Bir insan neden çalışır. Para kazanıp, kendisini, ailesini geçindirebilmek için çalışır. Ancak özel güvenlik sektörünün çalışanları maalesef karın tokluğuna çalışmaktadır. Çalışma barışı ve eşit işe eşit ücret politikası benimsenmediği sürece güvenlik sektörü sadece ismen var olacak ve istenilen seviyeye de asla ulaşamayacaktır.

Ülkemizde özel güvenlik görevlilerine verilen eğitim de maalesef her yönüyle yetersizdir. Verilen eğitimin sonunda, sahada çalışan personel gerçekten uygulamalı, kaliteli ve güvenliğin profesyonellerine yakışacak tarzda bir eğitim alabilselerdi. Personel işe başladığında aldığı eğitim sayesinde kendilerini çok iyi ifade eden, güvenliğin ne olduğunu bilen olayları algılayan, becerilerini ortaya koyabilen, mesleğin etik ve nosyonunu kazanmış kişiler olurlardı. İşlerini de gerçekten çok iyi ve ciddiyetle yaparlardı. Askerlikte Askeri okullarla ilgili herkesin bildiği meşhur bir söz vardır. Asıl okul Kıt'adır. (Bu meşhur söz aslında büyük önder Atatürk ün bir sözüdür, anlamı da askerin asıl okulu görev yapacağı birliğidir. Demektir.) Özel güvenlik içinde gerçek okul kıt'a dır. Evet gerçekten de asıl okul Kıt’adır. Ancak her ne kadarda gerçek okul, Kıt’a olsada mesleki eğitimi veren okulun kalitesi, öğrencinin kalitesi, becerisi ve sektörün beklentisi de önemlidir. Güvenlik sektöründe elbette kendisini yetiştirmiş bu mesleğe gönül vermiş çalışanlar olabilir ancak istisnalar kaideyi bozmuyor maalesef. Günümüz Türkiyesin de özel güvenlik görevlisine ödenen ücretler personeli hem tatmin edemez hem de bir aileyi geçindiremez durumdadır. Söz konusu istenen ve satın alınan hizmetin mahiyeti güvenlikse, güvenliğe yakışır bir ücret politikası benimsenmeli ki, çalışanda bu işi benimseyip, kaliteli güvenlik hizmeti verebilmelidir. Yoksa ödenen asgari ücretle Ö.G.G. kapıda bekletilen korkuluktan başka bir şey olmaz. Güvenlikte Aradığımız üst düzey nitelik ise beklentilerimizi karşılayacak kişinin niteliğine uygun ücret verilmelidir. Nitelikli ya da niteliksiz fark etmeyecekse korkuluk bu işi ücretsiz yapabilir.

Güvenlik hizmetleri sektörünün acil olarak uzmanlaşmaya ve branşlaşmaya ihtiyacı vardır. Ancak isimsel adlandırmalarla uzmanlaşma yakalanmaz. Örneğin güvenlik sektörünü Kamusal Alanların Güvenliği, Avm Güvenliği, Fabrika Güvenliği, Havaalanı Güvenliği, Baraj Ve Orman Güvenliği, Tesis Güvenliği, Okul Güvenliği, Hastane Güvenliği, Mağaza Güvenliği, Site Güvenliği, Toplu Taşıma Tesisleri Güvenliği, Eğlence Merkezleri Güvenliği, Otel Güvenliği, Banka Güvenliği, Nakil Araçları Ve Lojistik Güvenliği, Şantiye Güvenliği diye isimlendirip tasnif edebiliriz. Bu hizmet alanlarında ve tüm güvenlik alanlarında faaliyet gösteren uzmanlaşmış şirketlere ve nitelikli personele ihtiyaç duyulacaktır. Bu durum söz konusu olduğunda özel güvenlik şirketlerinin sayısı daha da artacaktır. Örneğin bir AVM güvenliği için yönetici personeli arandığı zaman arzu edilen diğer özelliklerle birlikte AVM sektörünü bilen adaylarının sayısının çok olması o alanda bir branşlaşmayı da beraberinde getirecektir. Ancak Özel güvenlik sektöründe personel seçiminde çoğu zaman kim önce gelirse iş onun olur. İşi biliyor mu? Konusunda uzman mı? Maalesef bakılmaz yönetici kadrolarda benim adamım senin adamın devreye girmişse branşlaşma şöyle dursun kalite yerlerde sürünür. Ayrıca asgari ücretle çalışılan bir sektörde kalifiye eleman beklemek biraz abartılı bir istek olsa gerek. Özel güvenlik görevlilerinin yetiştirildiği ortamlar bir apartmanın dairesinde kiralanan kurslarla değil de Üniversitelerde verilecek Lisans ya da Ön Lisans eğitimiyle sağlanmasına ihtiyaç vardır. Bu sayede özel güvenlik görevlileri kendi alanlarında gereken bilgi ve becerileri kazanarak kanunları bilerek, temel hak ve özgürlüklere saygılı, profesyonelleşmiş birer personel ve mesleğin profesyonelleri olarak ön planda olacak ve gelişen teknolojik imkânlarında kullanılmasıyla birlikte güvenlik sektörü daha da üst seviyelere çıkacaktır.

Artık dünyamızda güvenlik ihtiyacı toplumların temel gereksinimlerinden biridir. Evinde oturan, caddede, parkta ailesiyle yürüyen, bir vapurda, trende, metroda ya da otobüsle işine giden herhangi biri için en ön önemli şey güvende olmaktır. Güven duygusu çok önemlidir. Güvende olma ihtiyacı insanlık tarihi kadar eskidir. İnsanoğlu doğumundan mezara girene değin güvende olmak ister. Kendisi başta olmak üzere eşinin, ailesini en önemlisi çocuklarının güvende olmadığını düşünen biri psikolojik olarak rahat olabilir mi? Elbette olamaz. 

Ülkemizde güvenlik sektörüne yönelik yasaların yetersizliği kanayan bir yaradır. Hatta kangren olmuş durumdadır. Artık 5188 Sayılı yasanın güvenliğin anlamına yakışır ve güvenliği sağlayan personeli destekleyen nitelikte olması sağlanmalıdır. Güvenlik hizmetlerinin sunum ve kalitesinin iyileştirilmesi maksadıyla eğitimlerin beklemeksizin bir an önce akademik seviyeye çıkarılması gerekmektedir. Buna paralel olarak güvenlik sektörü sadece hizmet sektörü olarak kalmayıp, sektörün tüm ihtiyaçlarını karşılayabilecek tarzda kurulacak üretim tesisleriyle çeşitli teknolojik teçhizatı üreten ve bu ürettiği teçhizatı da diğer ülkelerdeki güvenlik piyasasına sunabilecek düzeyde ve bu gelirden payını alabilecek durumda olmalıdır. Ülkemizde de dünya devi olabilecek tarzda markalaşmış ve diğer ülkelere de hizmet verebilecek çok sayıda özel güvenlik şirketi bulunmaktadır. Şimdilik Özellikle çeşitli Avrupa ülkesinde merkezi bulunan güvenlik şirketleri tüm dünyadaki pazar payını kapmış durumdadır. Umarız ki ülkemizdeki şirketlerde kurumsallaşarak dünya nezdinde hizmet veren şirketlere dönüşürler. Ülkemizde birçok özel güvenlik şirketi merdiven altı diye tabir edilmektedir. Bu ve benzeri şirketler her sektörde olduğu gibi güvenlik sektöründe de bir hayli fazladır. Bu şirketlere itibar edip, etmemek iş veren firmaların sorumluluğundadır. En az parayı teklif eden şirkete hemen işi vermek yerine kime iş verdiğini araştırsalar durumu göreceklerdir. Çünkü bu firmalar personelinin hak ettiği ücretleri dahi ödememekte ve asgari ücretle zar zor geçinen personeli dolandırmaktadırlar. Bu durumda üst işveren şirkette aynı dolandırıcılığa ortak olmaktadır. Bazı şirketler ise çeşitli nedenlerle personele ücretlerini ödemeyip, şirketini iflas gösterip, yeni bir isimle tekrar piyasaya girmektedir. Bu durum sıklıkla yaşanan bir kısır döngüdür. Hem de ülkemizdeki güvenlik sektörünün geleceği açısından, hem de sektörün çalışanları için, devlet güvenlik şirketlerini araştırmalı bu ve benzeri merdiven altı şirketlerin kurulmasını, faaliyet göstermelerini engellemelidir.

Özel güvenlik şirketleri artık ARGE çalışmalarına kaynak ayrılmalı ve güvenlik teknolojisi konusunda Üniversiteler, Savunma Sanayi ve TÜBİTAK ile ortak projeler geliştirilmelidir. Ülkemizde ve dünyada özel güvenliğe duyulan ihtiyaç ve talebin hızla artacağı açıkça görülmektedir.

Saygılarımla

Ali Aşılı 

 

Related Articles