Özel Güvenlik Sektöründe İş Sağlığı ve Güvenliği

Özel Güvenlik Sektöründe İş Sağlığı ve Güvenliği

İş yerindeki fiziki çevre şartları ile çalışma ortamı gibi sebeplerden ötürü işçilerin karşılaşabilecekleri sağlık sorunları ve mesleki sorunlarını en aza indirilmesi veya ortadan kaldırılması için analizler ve çalışmalar yapılmasına, İş Sağlığı ve Güvenliği denir.

İş sağlığı ve iş güvenliğinin tam olarak sağlanabilmesi için iş ortamında oluşabilecek tehlikelerin, sağlığa zararlı olabilecek şartların, risk düzeyi, tehlike ve analizlerinin yapılıp, tamamıyla ortadan kaldırılması için çalışmalar yapılması gerekmektedir. İş güvenliğinin sağlanması için alınan tedbirlerle hem işçi, hem işletme, hem de işveren korunmuş olacaktır.

İş sağlığı ve Güvenliğinin temelinde işverenlerin, işçilerini, işletmelerini, iş kazalarından ve meslek hastalıklardan da işçilerini korunmak için gerekli tedbirleri almaları ile işçilerini bu konuda eğitim vermeli ve bilgilendirmeleri, gelmektedir. İş sağlığı ve güvenliği konusu 6331 sayılı kanun ve 4857 sayılı iş kanunun yasal temellerine dayandırılmıştır. Bu yasada iş sağlığı ve güvenliğine dair hususlarda işverenlerin ve işçilerin yükümlülükleri, hangi durumlarda iş yerine gerekli cezai yaptırım uygulanabileceği ile iş sağlığı ve güvenliğinin kanunda nezdinde belirtildiği şekliyle iş yerlerinde uygulanması ve benzeri maddeler yer almaktadır. Özel güvenlik mesleğine dair başlıca koruyucu düzenlemeler olan ülkelerin başında Hollanda, Belçika ve İspanya gelmektedir. Ülkemizde de benzer düzenlemeler yavaşta olsa oluşmaktadır.

Özel güvenlik istihdamı oluşturan şirketler için iş sağlığı ve güvenliği son derece önemlidir. Fakat iş sağlığı ve güvenliği uygulamaları bu denli önemliyken şirketlerin sadece kanunsal bir zorunluluktan dolayı iş sağlığı güvenliğine yönelik önlemler ile eğitim ve denetim uygulamaları manidardır. Söz konusu şirketler özellikle iş sağlığı ve güvenliğine dair politikalar başta olmak üzere, İş güvenliği hukuku, ergonomi, acil durum, yangına müdahale ve benzeri her nevi olaylara müdahale konularına ilişkin hukuki prosedürler konularında personeli iyi yetiştirmeli, iş kazalarını önlemek ve meslek hastalıklarını asgariye indirmek için bilgilendirilmelidir. Meslek hastalıkları ile mücadelede en başta özel güvenlik şirketleri öncülük etmelidir. Çünkü çoğunluğu genel olarak Ortaokul mezunu olan ve özel güvenlik mesleğini sadece sigortasını işlettirebileceği bir iş olarak gören, özel güvenlik mesleğinin vardiyalı çalışma düzeninden ötürü, asıl işini yapan ve boş zamanlarında güvenlik olarak çalışan meslek mensupları iş güvenliğine, mesleğine, yaptığı işe ve işletmeye, pek önem vermeyebilirler. Örneğin Ayna yâda benzeri kamera sistemleriyle araç altı kontrolü yapan bir özel güvenlik görevlisinin çalıştığı bölgenin bir araç kontrol noktası olduğu her haliyle belli olmalıdır. Araç kontrol noktasında elinde uzun bir çubuğu ve ucunda aynası olan ve aracın altını kontrol etmek isteyen bir özel güvenlik görevlisini herhangi bir vatandaş ciddiye almayabilir. Hatta kendisini bu üniforma giyinmiş kişinin neden rahatsız ettiğini de düşünebilir. Yine aracının bagajını açıp, gözüyle kontrol eden bir özel güvenlik görevlisinin bu eylemi neden yaptığını, kendisini oyalamaktan başka bir işe yaramadığını düşünerek ciddiye almayabilir. Oysaki işverenler araç kontrol noktasını çağın teknolojik sistemlerini kullanarak en basit şekliyle ışıklı bir sistem ve çeşitli uyarıcı panolarla o bölgenin bir araç kontrol noktası olduğunu belirtmiş olsalar hem çalışanın işi kolaylaşacaktır. Hem de iş güvenliği açısından da emniyetli bir ortam sağlanmış olacaktır. Çünkü o bölgenin bir araç kontrol noktası olduğu her haliyle belli olacağı için, bölgeye gelen sürücü aracını özel güvenlik görevlisinin üzerine sürmeyecektir ve bunun bir zorunluluk olduğunu da anlayarak güvenlik görevlisine işini yapması için yardımcı olacak ve hatta güvenliği sağlamaya çalıştığı için güvenlik görevlisine teşekkür ederek memnuniyetini dile getirecektir. Yine aynı yerde kırmızı bir uyarıcı ışık tasarımı ile aracınızı durdurup, görevlinin aracınızı kontrol etmesine yardımcı olunuz, şeklinde bir yazı ve işin bitiminde yeşil bir yazıyla güvenliğiniz için görevliye yardımlarınızdan dolayı teşekkür ederim ibaresi olsa daha da iyi olurdu. Ancak özel güvenlik personeli bu bölgelerde görevini icra ederken genelde araçlar durmadığından ya da, araç sürücüleri bekleyemediği için özel güvenlik görevlisinin ayakları araç tekeri altında kalmakta, yada personelin kendisi zarar görebilmektedir. Bu nedenle araç altı kontrol noktalarındaki görevliye çelik burunlu ayakkabılar ve uyarıcı ikaz işaretleri verilmelidir. Uyarıcı işaretler görevlinin elinde olmamalıdır. Çünkü görevli elinde bir yığın uyarıcı malzemeyle görevini layıkıyla yapamayacaktır. Düşünsenize trafik polisi trafik ışıklarını elinde tutuyor ve görevini de rahatça yapıyor. Olanaklı bir şey mi hayır, olanaksız. Özel güvenlik görevlisinden istenende tam olarak budur. Bir elinde dur geç levhası, bir elinde araç altı kontrol aynası artık gerisini siz düşünün. Kim ciddiye alır Şair Orhan Veli Kanık’ın şiirindeki gibi “Bir elinde cımbız, Bir elinde ayna; Umurunda mı dünya” şeklinde duran özel güvenlik görevlisini. Ayrıca 5188 sayılı yasada kontrol noktalarında duran görevlinin dur ikazı ve talimatına uymayan sürücü ve yayaların cezalandırılacağı açıkça belirtilmiş olsa hem işin yapılması açısından, hem de iş güvenliği kuralları yönünden personel rahatlamış olacaktır. 5188 Sayılı yasada İş güvenliğine yönelik daha detaylı çalışmalar yapılmalıdır. Yine bu çalışmalara personelinde katılması için çeşitli yarışmalar düzenlenmeli, ayrıca personel iş sağlığı ve güvenliği kurallarına uyduğu için de işverenlerce primle desteklemeli ki, çalışmalara personelde katılsın ve daha dikkatli titiz davransın. İş sağlığına yönelik kuralların işletilebilmesi için öncelikle çalışılan ortamların nitelik ve güvenlik bakımından sağlıklı ve emniyetli olması sağlanmalıdır. Huzurlu bir ortamda çalışılması için iş güvenliği hem şirketler hem de çalışanlar tarafından önemsenmeli, geliştirilmesi için çalışılmalıdır.

Güvenlik sektörü kurumsal bir kimliğe sahip olmalı, kanunlarla desteklenmelidir. Hali hazırdaki kanunlar yetersiz kalmakta olduğu aşikârdır. Şirketler İş güvenliğine dair her türlü teknik altyapısını oluşturarak özel güvenlik hizmetini sunduğu yerde hızlı ve güler yüzlü hizmet verebilmelidir. İç ve dış alanlarda görev yapan tüm güvenlik personeli fark edilebilir olmalıdır. Güvenlik hizmeti yapan personelin teçhizatı, kılık kıyafeti ve benzeri teçhizatları güvenlik personelinin de güvenliğini sağlamalı, dost çevreye güven verici, düşmana da korku veren yapıda olmalıdır. Çünkü güvenlik sıradan, olağan bir şey değildir. Önemlidir. En ufak hatada insanlar zarar görebilir. İnsanların canına mal olabilir.

6331 Sayılı Kanuna Dair Sorunlar

Her gün en az bir kez geçtiğimiz ve aslında pek farkında olmadığımız güvenlik noktalarında, bina girişlerinde, kapılara oldukça yakın yerlerde x-ray cihazları bulunmaktadır. Güvenlik görevlilerinin hemen yanında durduğu, çanta vs. eşyamızın içinden geçirildiği x-ray cihazlarının üzerinde ‘’dikkat radyasyon yayar’’ ibaresi bulunmaktadır. Araştırmalara göre; gün içinde birden fazla geçildiğinde, radyasyon eşyalarımızda ve özellikle gıda maddelerinde birikmektedir. Ayrıca x-ray cihazının hemen yanında çalışan güvenlik görevlisi de düşük doz radyasyonun uzun süreli etkilerine maruz kalmaktadır.

Güvenlik görevlilerinin uzun çalışma saatleri ve işten çıkarılma korkusuyla yapılan fazla mesailer nedeniyle dikkat bozuklukları yaşanmakta, asosyal kişilik bozuklukları, kronik yorgunluk ile açık havada veya kapı girişlerinde çalıştıkları için sürekli sağlık sorunlarıyla karşı karşıya kalmaktadırlar.

Özel güvenlik görevleri, taşeron firmaların merkezi yönetimi dışında, alan personeli tabir edilen yani esas işi yapan personel (Mavi Yaka), görevleri esnasında yaşadıkları, tanık oldukları sorunlarının başında çalıştıkları bölgelerde yaşanan kavga olayları gelmektedir. Örneğin bir AVM’de müşteri ve mağaza çalışanları ya da müşterilerin diğer bir müşteri arasında çıkan bir kavgada, özel güvenlik görevlisi kavgaya neden olan unsurları ortadan kaldırıp, sosyal barışı sağlayacak kişi olması gerekirken bizzat kavganın başlamasına neden olan taraf da olabilir. Özel güvenlik görevlisi yaşanabilecek olası bir kavgayı önlemek için, topluluk psikolojisi, olaya neden olan etki oranında, bir güvenlik algısı yaklaşımı gereği kişileri üzmeden bir tepki verebilmelidir. Bunun için özel güvenlik görevlileri yüksek nitelikli bir eğitim sürecinden geçirilmelidir. Güvenlik görevlisi, çalıştığı süre içinde konusunda uzmanlaşmalı ve uzmanlık birikimini beraber çalıştığı diğer özel güvenlik görevlilerine aktaracak seviyede olmalıdır. Örneğin, toplumda kavga eden, hırsızlık yapan ya da benzeri durumlardaki bireylerin kişilik profilini inceleyip, algılayacak yeterlilikte olmalı, kişilerin psikolojisini ana hatlarıyla analiz ederek durumu yaşanan vakalarda ortamı yatıştırabilmeli, varlığını göstermeli ve toplumdaki güvenlik algısı da buna göre değişmeli emniyetteyiz algısı yerleşmelidir. Vatandaş evet bu noktada güvenlik görevlisi var ben ve ailem güvendeyiz şeklinde bir düşünce yapısına kavuşacak ölçülerde güvenlik görevlileri yetiştirilmeli ve yetiştirilecek okullarında üniversite tabanlı eğitim kurumları olmalıdır. Bu bağlamda özel güvenlik görevlisi sosyal psikolojiyi, politik şiddeti ve saldırganlığı kapsayan pek çok durumu ve olayları kesinlikle kişiselleştirmeden çözümlemesi, toplumsal barışı ve huzuru sağlamaları, güvenliğini sağladıkları her ortamda ferah ve günlük yaşam içinde olması gereken yapıya kavuşturacak alt yapıda olmaları gerekmektedir. Bu ve benzeri olaylarda yaşanan sorunlar özel güvenlik personelinin olduğu kadar Alan da çalışan güvenlik yöneticilerinin de en önemli sorunlarında biridir. Özel güvenlik görevlileri görevlerini yaptıkları esnada ortamı kırıp dökmeden, yapıcı ve toparlayıcı olmaları gerekmektedir. Bu ve benzeri sorunların üstesinden gelebilmek için özel güvenlik görevlilerine bazı dönemlerde akademisyenlerce, uzmanlarca periyodik konferanslarla eğitimler verilmesi sağlanmalıdır.

Özel güvenlik görevlileri gün içinde yaşanan olaylar nedeniyle, genelde mesai saati içinde, bazen de görevlerinin bitiminde üniformasını çıkartıp evine giderken, kendilerini koruyacakları hiç bir silah ve yaptırımı olmadığı için, yapmış olduğu görevinden dolayı uyarıda bulunduğu bazı şahıslar yaşanılan güvenliğe dair konuları kişiselleştirip özel güvenlik görevlilerini tehdit, darp, gasp etmektedir. Bazen daha da ileri giderek özel güvenlik görevlisini yaralama gibi eylemlerle ve hatta kendisinin ya da aile bireylerinin ölümüne bile neden olabilecek vakalarda yaşanmaktadır. İlgili kanun gereği devlet, konun koyucu ve işverenler çeşitli tedbirler almak zorundadır. 

Saygılarımla

Ali Aşılı

Related Articles